Ebeveyn psikolojik kontrolü ve özerklik desteğinin ergen kaygısı ile ilişkisi: Farklı benlik yapılarının rolü


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: TED Üniversitesi, Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Psikoloji ABD, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: Hatice Şen Aslan

Danışman: F. Melike Sayıl

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırmada, Kendini Belirleme Kuramı çerçevesinde ebeveyn psikolojik kontrolü ve özerklik desteğinin ergenin sosyal, ayrılık ve sınav kaygısı gibi kaygı semptomları ile ilişkisinde ergenin öz saygı, öz denetim ve öz eleştiri gibi benlikle ilgili yapılarının rolü incelenmektedir. Ana babalık uygulamalarında psikolojik kontrole başvuran ebeveynler, ergenlerin düşünce ve duygularına saygı göstermeyerek ve manipülatif tekniklerle onları değiştirmeye çalışırken, özerklik desteği veren ebeveynler çocuklarını olduğu gibi kabul ederek kendilerini yönetebilmeleri için destekler ve bireyselliklerine saygı duyar. Kendini Belirleme Kuramına göre, bireyin özerklik, ilişkisellik ve yeterlik olmak üzere üç temel psikolojik ihtiyacı vardır ve bunların karşılanması, bireylerin iyi oluş halini arttırmaya yardımcı olur. Psikolojik kontrol bu ihtiyaçları karşılamadığı, dahası engellediği için çocuk ve ergenlerin uyumları üzerinde zararlı etkileri vardır. Ebeveynin özerklik desteği ise çocukların bu psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlar ve bu yüzden çocukların iyilik hallerini ve uyumlarını olumlu yönde etkiler. Ana babanın ebeveynlik davranışlarının ve disiplin uygulamalarının çocuğun gelişimi ve uyumu ile ilişkilerini açıklayan ebeveyne ve çocuğa ait bazı aracı süreçlere literatürde değinilmektedir ve benlik de çocuğa ait süreçlerden biridir. Literatürde genellikle benlik saygısının aracı rolü incelenmiştir ve diğer benlik yapılarıyla ilgili araştırmalar görece sınırlı olduğu gibi farklı benlik yapılarını bir arada ele alan araştırmalar yok denecek kadar azdır. Benzer şekilde ana babalık davranışları ile ergenin uyumu arasındaki ilişkileri ele alan çalışmalar ise içselleştirme sorun davranışlarına ve ergenin depresyonuna daha fazla odaklanmıştır. Ulaşılabilen kaynaklar temelinde ergenin kaygıyla ilgili farklı belirtilerini (farklı kaygı türlerini) bir arada ele alan araştırmaya rastlanmamıştır. Literatürdeki bu söz konusu eksikliklerden yola çıkılarak tez çalışmasında, iki farklı ve zıt ebeveynlik uygulaması (psikolojik kontrol ve özerklik desteği) ile ergenin farklı kaygı belirtileri arasındaki ilişkilerde ergenin benlik yapılarının rolü incelenmiştir. Mevcut araştırmada ayrıca ilk kez ebeveynin benlik katılımı (ego involvement) ve sürekli kaygısı gibi ebeveyne ait demografik olmayan değişkenler de araştırmaya dahil edilmiş ve ergenin kaygı belirtileri anne, baba ve ergenden olmak üzere üç farklı kaynaktan alınmıştır. Bu çalışmaya Ankara, Isparta ve Afyonkarahisar illerinden 177 ergen, annesi ve babası katılmıştır. Pandemi nedeniyle öncesinde yüz yüze toplanan verilerin daha sonra çevrim içi olarak toplanması yoluna gidilmiştir. Bulgular, doğrudan ve dolaylı etkileri çoğunlukla doğrularken aracı etkiler sadece ergenin sınav kaygısı için elde edilmiştir. Doğrudan ilişkilere bakıldığında ebeveynin psikolojik kontrolü ve özerklik desteği sonuç değişkenlerden sadece ergenin test kaygısıyla ilişkili bulunmuştur. Oysa her iki türdeki ebeveyn davranışının tüm benlik yapılarıyla (öz saygı, öz düzenleme ve öz eleştiri) ilişkileri istatistiksel olarak anlamlıdır. Dolaylı ilişkilere bakıldığında, gerek psikolojik kontrol gerekse özerklik desteği, öz eleştiri üzerinden ergenin sosyal kaygısı ve ayrılık kaygısıyla ilişkili bulunmuştur. Bulunan ilişki örüntüleri beklendiği gibi psikolojik control ve özerklik desteği için birbirinin tam tersi yönlerdedir. Aracı ilişki analizi sonuçlarına göre ebeveynin yüksek psikolojik kontrolü ergenin sınav kaygısını yordamış ve özellikle düşük öz denetim ve yüksek öz eleştiri bu ilişkiyi tümüyle açıklamıştır. Tersine, ebeveynden algılanan özerklik desteği arttıkça ergen daha yüksek öz düzenleme ve daha düşük öz eleştiri bildirmiş ve iki benlik yapısındaki bu pozitif değişim ergenin test kaygısında azalmayla ilişkili bulunmuştur Dolaylı etkiler, ebeveynlerinden yüksek psikolojik kontrol algılayan ergenlerin kendilerini daha eleştirel olarak değerlendirdiklerine ve bunun sonucunda daha fazla sosyal ve ayrılık kaygısı belirtileri geliştirdiklerine işaret etmektedir. Tam tersine, ebeveynlerinden yüksek düzeyde özerklik desteği algılayan ergenlerin, kendilerini daha iyi düzenleyebilmeleri ve daha az eleştirmeleriyle sosyal ve ayrılık kaygılarına ilişkin belirtilerinin daha az olduğu görülmüştür. Araştırmada öngörülen ilişkileri doğrulayan bu bulgulara rağmen söz konusu bağlantıların nedensel olmadığı, ilişkilerin çift yönlü olabileceği ve mevcut araştırmanın bunu ortaya koyma potansiyeline sahip olmadığı gözden kaçırılmamalıdır. Araştırma bulguları, bize bazı gelişimsel, kültürel ve klinik çıkarımlar da sunmaktadır. Buna göre, Benlik Belirleme Kuramıyla da tutarlı olarak benlik gelişimi için kişinin anne babasıyla ilişkisinde koşulsuz kabul edilmeye, onaylanmaya, ayrı bir birey olarak tanınmaya ve özerk iradesinin geliştirilmesine ihtiyaç duyduğu bir kez daha farklı bir bağlamda desteklenmiştir. Bunlar gerçekleşmediğinde ergenin sınav kaygısı öncelikli olmak üzere kaygı belirtileri geliştirebildiği ve bu belirtilerin gelişmesinde benliğin zarar gören boyutlarının rolü olabileceği gösterilmiştir. Tam tersine, özerkliği destekleyici ve çocuğun ihtiyacını anlayan anne babalar, çocuğa değerli olduğunu hissettirmekte ve kendini daha az eleştiren, daha kolay düzenleyebilen ve öz saygısı olan ergenlerin yetişmesini sağlayabilmektedirler. Benliğin sağlıklı bir gelişim göstermesi ergenin kaygı sorunlarından uzak kalmasına ve yetkin bir birey olarak gelişmesine katkı sağlamaktadır. Görece toplulukçu bir kültürde yetişen Türkiyedeki ergenler ve aileleriyle yapılan bu çalışma, ebeveynin psikolojik kontrolünün ergenler üzerindeki olumsuz sonuçlarının evrenselliğiyle ilgili literatürü desteklemektedir. Yine bu çalışma, klinikte çocuk ve ergenlerle kaygı belirtileri üzerinde çalışırken anne babaların bu türden uyum sorunlarındaki rolünü ve dikkate alınmaları gerektiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla kaygı sorunlarına müdahalede anne babalara da yer vermenin önemine işaret etmektedir.