SANATSAL MEDYADA ÖLÜM İŞARETLERİ: JACQUES-LOUIS DAVID’İN FRANSIZ DEVRİMİ ŞEHİTLERİ PORTRELERİNDE DOKUNSALLIK
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bahçeşehir Üniversitesi, Türkiye
Tez Danışmanı: Savaş Arslan
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: İngilizce
Özet:
On sekizinci yüzyılın sonlarında, Fransız Devrimi'ne paralel bir kültürel değişimin sonucu olarak, Rokoko estetiğin yerini Neo-klasisizm aldı. Duyu Çalışmaları alanında yapılan araştırmalarda bu değişim Fransız Neoklasisizmin, saray ile bağdaştırılan Rokoko estetiğin tenselliğine tepki göstermek ve salt ideolojik bir görsel sanat üretmek hedefiyle, duyular arası etkileri tamamen reddetmesine dayandırılmıştır. Ölüm İşaretleri bu mevcut yorumu sorgulamaktadır. Bu tez, Fransız Devrimi gibi fiziksel ve psikolojik şiddeti yüksek bir dönemin görsel dili olarak görülen Neoklasik stilin, devrimin bir dizi karmaşık mesajını dönüşmekte olan bir kitleye iletirken duyulara hitap etmekten gerçekten kaçınıp kaçınamayacağını sormaktadır. Devrim boyunca süregiden sosyal ve politik değişimler, bedensel ve duyusal motiflerin çoğalmasını ve dönemin görsel kültüründe görünürlük kazanmasını beraberinde getirmiştir. Devrimin politik sahnesinde aktif rol almış bir sanatçı olarak, Jacques-Louis David’in eserleri bu duruma örnek oluşturmaktadır. Bu tez, spesifik olarak, David’in Jakoben rejim şehitlerini resmettiği 1793 tarihli üç tabloyu incelemektedir: Ölüm döşeğindeki Lepeletier, Marat’nın ölümü ve Genç Bara’nın ölümü. Bu amaç doğrultusunda, bu tez kinestetik, dokunsal, vestibüler ve visseral [hareket- duyumsal, temas-duyumsal, mekân-duyumsal ve doku-duyumsal] etkilerin analizi için bir model önermektedir. Ölüm İşaretleri, söz konusu şehit tablolarının izleyiciyle iletişime geçmek için dokunsal bir pathos oluşturduğunu göstermeyi hedefler. David’in dokunsal stratejisinin, Tarih resminin kurucu öğeleri olan ‘anlamlı an’ ve ‘dramatik jeste’ getirdiği, politik ve estetik anlamda devrimci yaklaşımda yattığı sonucuna varır.