Erkeklik Yas Deneyimini Nasıl Etkiler? Yakınlarını Kaybetmiş Hetero Erkeklerin Kayıp ve Yasa İlişkin Öznel Deneyimleri


Eroğlu D., Doyar G., Tuna İ., Mouelhi M., Balcı M. A., Şahin B. D., ...Daha Fazla

22. Ulusal Psikoloji Kongresi, Bursa, Türkiye, 3 - 05 Ekim 2025, ss.402, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Bursa
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.402
  • TED Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş ve Amaç: Bu araştırmanın amacı, ölüm nedeniyle yakınlarını kaybeden cis-heteroseksüel

erkeklerin yas sürecine dair öznel deneyimlerini toplumsal cinsiyet normları bağlamında incelemektir.

Erkekliğe atfedilen duygusal kontrol, güçlülük ve bağımsızlık gibi normların, erkeklerin yas sürecindeki

ifade etme ve başa çıkma biçimlerini şekillendirdiği görülmektedir. Alan literatüründe, erkeklerin sosyal

destek arama davranışlarında geri planda kaldıkları, duygusal tepkilerini bastırdıkları ve daha çok

araçsal başa çıkma stratejilerine yöneldikleri belirtilmektedir. Bu durum, hem ruhsal iyilik hâlini

olumsuz etkileyebilirken hem de destek arayışını sınırlayabilmektedir. Bu çalışmada, bireysel

röportajlar yoluyla toplanacak veriler tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir; elde edilen

bulgular, toplumsal cinsiyet rolleri doğrultusunda erkeklerin yasla ilişkili deneyimlerini daha

derinlemesine anlamaya katkı sağlaması amaçlanmıştır. Yöntem:

Bu araştırmanın verileri, nitel araştırma desenine uygun olarak yarı yapılandırılmış bireysel görüşmeler

yoluyla toplanmıştır. Görüşme yapılan beş katılımcının yaş ortalaması 56,2’dir. Kayıplarının üzerinden

geçen sürenin ortalaması ise yaklaşık 1 yıl 11 ay olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların kayıpları genel

olarak yaşlılık ve uzun süreli hastalıklar sonucu gerçekleşmiş, bu da ölümlerin büyük çoğunluğunun

beklenen ölümler olduğunu göstermektedir. Sadece bir katılımcının yaşadığı kayıp ani ve beklenmedik

bir şekilde gerçekleşmiştir. Diğer dört katılımcı ise ebeveynlerini uzun süredir devam eden hastalık

süreçleri veya doğal yaşlılık nedenleriyle kaybetmişlerdir. Görüşmeler, çevrim içi olarak gerçekleşmiş

ve katılımcı onayı alınarak ses kaydıyla kaydedilmiştir. Her biri yaklaşık 30 dakika sürmüştür.

Görüşmelerde, katılımcıların yas sürecine ilişkin deneyimlerini derinlemesine anlamaya yönelik açık

uçlu sorular yöneltilmiş, gerektiğinde takip soruları ile anlatımlar derinleştirilmiştir. Katılımcılara

görüşme öncesinde demografik bilgi formu, bilgilendirilmiş onam formu ve görüşme sonrasında katılım

sonrası bilgilendirme formu sunulmuştur. Veriler, tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir.

Katılımcıların kimlik bilgileri gizli tutulmuş; görüşme sürecinde veya sonrasında psikolojik destek

ihtiyacı hissedilmesi durumunda, ilgili ruh sağlığı hizmetleri önerilmiştir. Bulgular: Beş cis-

heteroseksüel erkek katılımcının deneyimleri incelendiğinde, yas sürecinde dört ana tema öne çıkmıştır:

(i) Ölümün kaçınılmaz olduğunu kabul ederek ve buna anlam vererek yasla başa çıkma, (ii) duygularını

aile ve yakın çevresiyle paylaşırken profesyonel destek aramamaları, (iii) acıyı unutmaya çalışmak için

uzaklaşma ve sosyal çekilme yöntemlerini kullanmaları ve (iv) cinsiyet normlarını içselleştirerek

erkeklerin, kadınların yas süreciyle farklılıklar taşıdığına inanması. Bu bulgular, toplumsal cinsiyet

rollerinin yas deneyimini şekillendirdiğini göstermektedir. Yas sürecinde erkeklerin daha çok cenaze

işleri ve organizasyonla ilgilenip duygusal ifadelerini sınırladığı görülmüştür.

Tartışma ve Sonuç: Bu araştırma, cis-heteroseksüel erkeklerin yas sürecinde toplumsal cinsiyet

normlarının önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur. Erkekler, kaybı kabul edip anlamlandırmaya

çalışırken, duygularını daha çok yakın çevreleriyle paylaşmayı tercih etmiş, profesyonel destek

arayışında bulunmamıştır. Cenaze işleri ve organizasyon gibi sorumluluklara odaklanmaları, erkekliğe

atfedilen güç ve kontrol beklentileriyle uyumludur. Bu bulgular, erkeklerin yas deneyiminde cinsiyete

özgü farklılıkların varlığını desteklemekte ve yas desteğinin cinsiyet duyarlı yaklaşımlarla ele alınması

gerekliliğini vurgulamaktadır.

Anahtar kelimeler: Erkeklik, yas, toplumsal cinsiyet rolleri, kayıp, duygusal ifade